Eyl
1
2014

BAŞARI BEDEL İSTER

başarı

 

Hava çok  soğuktu. Sabahın erken saatlerinde okula gitmek için yola koyulmuştu. Okul ile ev arası yürüyerek on beş dakikasını alıyordu. Ama o bundan şikayetçi değildi. Çünkü okuyup bir iş sahibi olmak Çetin’in en büyük arzusuydu. Okula varmasına beş dakikalık bir yol kala önünde yarısına kadar yırtılmış, cümlelerin üstü fosforlu kalemle çizilmiş bir kağıt parçası bulmuştu. Kağıtta : “ …. bedel ister. Hayatta bir şeyleri elde etmenin iki yolu vardır. Biri zor diğeri kolay yoldur. Ama unutulmaması gereken diğer bir nokta da şudur : Her şeyin kendine göre bir zorluğu vardır. Kolay diye seçilen yolun içinde zorlukların olacağı muhakkaktır. Unutma ki çekeceğin zorluklar hedefe ulaşman için kaçınılmaz gerçeklerdir. Bedelini ödemediğin  ……..”. Kağıdın başındaki ile sonunu tamamlayan kelimeler eksikti. Çetin, bunun bir kitaptan koptuğunu düşünmüştü. Mesaj dolu cümleler içeren bu kağıdı cüzdanının içine koyup okuluna doğru ilerlemeye devam etti.

 

Yıllar hızla ilerlemişti. Çetin hayallerini süsleyen üniversitenin kapısını çalmış ve içeri girmeye hak kazanmıştı. Fakat üniversiteli olmanın heyecanını ekonomik sıkıntılar gölgelemişti. Her ne kadar bulunduğu şehirdeki üniversitede okuyacak olsa bile bir işte çalışmak zorundaydı. Kendisinden ikişer yaş küçük olan kardeşleriyle birlikte evi geçindirmek ona kalmıştı. Çünkü anne ve babaları çalışamayacak kadar yaşlı ve hastaydılar.

 

Hayatın zorlu imtihanı

 

Çetin, akşamları ve hafta sonları bir kırtasiye dükkanında çalışmaya başladı. Kardeşleri de evdeki inek ve koyunlara bakıyorlardı. İlerleyen zaman zarfında Çetin gittikçe yoruluyordu. Sabahları derslere giriyor, akşamları dükkana gittiği için ders çalışmaya pek vakit bulamıyordu. Hafta sonları da tam gün iş yerinde çalıştığından dersler sadece okulda görüldüğüyle kalıyordu. Çetin ara sıra kardeşlerine de yardım edince kendisine hiç vakit ayıramıyordu.

 

Bu yoğun tempoyu hafifletebilmek için ekonomik bakımdan bir kaynak bulmak gerekiyordu. Çetin bu niyetle internetten ve çeşitli diğer kuruluşlardan verilen bursları araştırmaya başladı. Bulduğu tüm burslara müracaat etti. Fakat hiçbirisinden olumlu bir yanıt alamadı. Ve “ Benden daha kötü durumda olanlar var. ” diyerekten sabırla çalışmaya devam etti.

 

Haftalar birbirini kovaladıkça sınav zamanı yaklaşıyordu. Çetin iyice tedirgin olmaya başlamıştı. Acaba sınavlardan geçebilecek miyim diye içi içini yiyordu. Derslere zamanında çalışamamanın verdiği pişmanlık tüm bedenini sarmıştı.sınav haftası gelip çattığında, tek tek bütün derslerin sınavlarına aklındaki yarım yamalak bilgilerle girmişti. Sınavlardan  gelecek sonuçların pek iyi olmadığını tahmin ettiğinden finallere ağırlık vermeye karar verdi. İşin kötü yanı ara sınavlardan gelen sonuçların çok kötü olması finalde onu bir hayli zorlayacaktı. Çetin ümidini hiçbir zaman yitirmedi.sabırla ve halinden şikayetçi olmadan ilk seneyi bitirmeye çalıştı.

 

Üniversitenin ilk yılı Çetin için tam bir hüsran olmuştu. Birinci ve ikinci dönemde bıraktığı bir yığın dersten dolayı ikinci sınıfa devam edip etmeme konusunda düşünmeye başlamıştı. Çetin’in kendisinden iki yaş küçük olan kardeşi de Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü okumaya başlayacaktı. Bu, ailenin ekonomik yükünün biraz daha artması demekti. Çetin uzun düşüncelerden sonra, ani bir kararla üniversiteyi bıraktı. Kendisine en küçük kardeşiyle birlikte bir iş kurmaya karar verdi. Çevresindeki arkadaşları ve ailesi üniversiteyi bırakmama konusunda ne kadar ısrar ettilerse de bir sonuç alamadılar. Çetin, kendi işinin patronu olmak istiyordu ve bunun bedeli neyse bu bedeli ödemeye hazırım diye kendi kendine söz verdi.

 

Riskler de birer fırsattır

 

Çetin ilk iş olarak ellerindeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanları sattı. Buradan gelen parayla şehrin en işlek yerinde yüksek bir fiyata geniş bir dükkan kiraladı. Orayı markete çevirdi. Dükkanın bulunduğu yer çok işlek bir cadde olmasından dolayı hem kirayı rahatlıkla karşılayabiliyor hem de iyi bir kâr elde ediyordu. İşlerinin iyi olmasından dolayı ona iyi bir fiyata dükkanını devr etmesi teklifi bile gelmişti. Güzel giden işler sayesinde kardeşini de rahatlıkla okutabilmekteydi. Ailesi de bundan memnundu.

 

Çevresi zamanla genişleyen Cesur, sürekli marketine gelip giden bir müşteri ile çok samimi olmuştu. Müşteri maden mühendisiydi ve çevresi çok geniş bir adamdı. Cesur’a parası varsa bu civarda mevcut olan maden ocaklarının ruhsatlarını almasını önermişti. Kendisinin  parası olmadığı için bu işe girmediğini anlatmıştı. Ayrıca bu işte ciddi anlamda para olduğunu söylemiş ve kendisi ile ortak çalışabilme teklifini sunmuştu. Cesur bu teklifi uzun uzadıya değerlendirdikten sonra marketini devretmişti. Oradan gelen parayla civardaki maden ocaklarının ruhsatlarını almıştı. Beraber çalıştığı maden mühendisi ile birlikte maden ocağı pazarlamaya çalışıyorlardı. Fakat bu, gerçekten zor bir işti. Zaman ve sabır gerektiriyordu. Dokuza yakın yerin ruhsatı alınmasına rağmen altı ay boyunca tek maden ocağı satılmamıştı. Bu arada Cesur’un iş ortağı olan maden mühendisi başka bir şehirde büyük bir firmada yüksek maaşlı bir iş bulmuştu. Cesur’u tek başına bırakarak o şehirden ayrılmıştı.

 

 

Marketin kapanmasından bu yana dokuz ay geçmişti. Ekonomik olarak bir hayli zor duruma düşen Cesur elindeki maden ocaklardan ikisini cüzi bir fiyata satmak zorunda kalmıştı. Artık bir iş kurması lazımdı. Satıştan gelen parayla elindeki maden ocaklarını işletecek bir fabrika kurdu. İlk olarak yurt içine pazarlama yapmaya başladı. Geçen zaman zarfında işler iyice büyümüş ve yurt dışına açılmıştı artık. Cesur kısa süre içinde maden işletmeciliği sektörüne damgasını vuran bir isim olmuştu. Bunda sahip olduğu maden ocaklarının büyük payı vardı.

 

Cesur cüzdanın içinden çıkardığı kağıttaki eksik bölümleri artık kendi tamamlamıştı : “ BAŞARI bedel ister. Hayatta bir şeyleri elde etmenin iki yolu vardır. Biri zor diğeri kolay yoldur. Ama unutulmaması gereken diğer bir nokta da şudur : Her şeyin kendine göre bir zorluğu vardır. Kolay diye seçilen yolun içinde zorlukların olacağı muhakkaktır. Unutma ki çekeceğin zorluklar hedefe ulaşman için kaçınılmaz gerçeklerdir. Bedelini ödemediğin  hiçbir şey senin değildir ! ”

 

Hakan BİROL / Pozitif Gelişim / Akis Yayınları

 

 

 

Bir önceki yazımız olan DOĞRU HEDEF KURMADA 5 ADIM başlıklı makalemizde ayrıntıya odaklan, daha çok istemek ve daha fazlasını elde etmek hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Benzer Yazılar

Yazar Hakkında: HAKAN BİROL

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar