Eki
9
2013

BEYNİMİZ: GELİŞİME AÇILAN PENCERE!

Brain damage

Yaşam olağanca hızıyla akıp giderken ona yetişebiliyor muyuz? Bilgi çağındaki en büyük problemlerden bir tanesi de bu olsa gerek. Hayata hangi pencereden bakıyoruz ve hayat bize nasıl gözüküyor? Bu hız içinde acaba biz ne kadar hızlıyız? Sorular birbirinin ardı sıralanır giderken konunun bir ucundan tutalım.

 

Dünyanın en muhteşem mekanizmasına sahibiz. Bu mekanizmanın adı: Beyin. En teknolojik dediğiniz süper makineler beynimiz sayesinde ortaya çıkıyor. Bir nevi onları düşünüp tasarlayan beynimiz ile hayatı kolaylaştırıyoruz. Bu kolaylıklar önümüze serilirken bizler acaba bunlardan ne kadar yararlanıyoruz? “İmkânlarımız dâhilinde.” yararlanıyoruz dediğinizi duyar gibi oluyorum. Acaba herkes bu şekilde mi yaklaşıyor olaya? Çünkü şahit olduğum birçok durum bana bunun tam tersini söylüyor. Teknoloji sürekli gençleşerek kendini yeniliyor ama bizler bu yeniliğin neresinde kalıyoruz? Gelişime ne kadar açığız? Kapıyı teknoloji ile araladım. Konumuz esası şu : “Gelişime Açık mıyız?”

 

21. yüzyıl adeta bilginin dolup dolup taştığı bir yüzyıl. Gelişim adeta bu yüzyılda zirvesini yapıyor. Sınırlar gittikçe zorlanıyor. Bilgi çağını teknoloji sektöründe değerlendiren ülkelerin şaha kalkıp hızla ilerlediğini görüyoruz. Ellerinden kitabı düşürmeyen Japonların metrolarda, otobüslerde kitap okuyuşlarına şahit oluyoruz. Yani kısacası insanlar gelişime giden yolda adım adım ilerliyorlar. Bizler sürekli standart hayatında monotonluğundan bahsederiz. Esasında bunun temelinde her gün aynı modda yapılan aktiviteler vardır. Hiçbir zaman da bu aynı modda yaptığımız işleri değiştirmek istemeyiz. Çünkü ortada bir alışkanlık vardır. İşte anahtar kelime bu: Alışkanlık. Gelişim ve değişimin önündeki en büyük engellerden bir tanesidir alışkanlık. Alışık olduğumuz işleri farklı bir şekilde yapmak veya değiştirmek bizi çok zorlar. Eğer biz, bir şeyleri değiştirmek ve gelişime yelken açmak istiyorsak ilk önce hayatımızın içinde bulunan işe yaramaz alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Bunlar neler olabilir? Bu sorunun cevabını sizler vereceksiniz. Yazının bu kısmında isterseniz şimdi, derhal bir kâğıt kalem alın. Bekliyorum…

 

Şimdi hayatınızda değişiklik yapmak istediğiniz alanları yazınız. Bunları somutlaştırmak sizin elinizde olduğu için herkesin vereceği örnek farklı olacaktır. Evinizi, arabanızı, işinizi vs. birçok şeyi değiştirmek istiyor olabilirsiniz. Bunları yazarken dikkat etmeniz gereken en önemli şeyi unutmayın: Ulaşılabilir hedefler olmaları gerekir. Uçuk, ulaşılmaz şeylerin hiçbirimize faydası dokunmayacaktır. İkinci olarak hayatınızda değiştirmek istediğiniz alışkanlıklarınız neler? Bunları da yine aynı şekilde somutlaştırarak yazınız. Bu yazdıklarınızı gerçekleştireceğinize inanmanızı istiyorum. Tüm bunları sizin her gün görebileceğiniz bir yere asmanız şimdi yapacağınız en önemli iş olacaktır. Peki, sadece yazıp asmakla iş bitiyor mu? Tabiî ki hayır. İlk olarak bunları gerçekleştireceğinize dair koşulsuz bir inanç oluşturmanız gerekiyor ki ardından da hedeflerinize ulaşmak için kişisel hedef planlarınız devreye girecek. Artık gelişime giden yolda ilk adımı atmışsınız demektir.

 

Hayata daima gelişim penceresinden bakalım. Muhteşem kontrol mekanizmamız olan beyin kullanılmak için her an bizi bekliyor. Verdiğiniz emirler doğrultusunda hareket geçecek olan bu sisteme olumlu mesajlar yollayalım. Unutmayın ki düşünce yapınızı değiştirmediğiniz müddetçe hayatınız değişmeyecektir.

 

*

HAKAN BİROL

www.hakanbirol.com

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar