Oca
21
2014

Gelişim Ajandasına Düşen Notlar

gelişim ajandası

 

Çevremizdeki bütün negatifliklere rağmen dünya dönüyor. Bu dönüş içinde savrulmamak için hedeflerimiz yolunda ilerlemeliyiz. Çıkan her engeli bir fırsat bilmeli, onların başarımızın değerini artırdığını düşünmeliyiz.

 

Güne neşe dolu bir “Merhaba” ile başlamıştı. Odasının penceresini açtıktan sonra kuşlara selam verdi. Kahvaltısını yapmak için mutfağa yöneldi. Mutfakta her zaman sinirini bozan bir sineğin olduğunu fark etti. Bu sabah hiçbir şey moralimi bozamaz diyerek mutfaktaki balkon kapısını açtı. Kahvaltı için ekmek yoktu, hemen üstüne bir şeyler alarak markete gitti. Sabahın ferahlığı ve tertemiz havası karşısında büyülenmişti. “Ben bu güzel havayı önceden niye göremiyordum acaba? Masmavi gökyüzü ve şu tatlı sabah esintisi daha düne kadar yok muydu? Bahçelerdeki rengârenk çiçeklere ne demeli? Gökyüzünde sadece birkaç bulut var.

 

Günaydın bulutlar!” Kendisiyle yaptığı bu içsel konuşmanın ardından sabahın bu tatlı atmosferini biraz daha uzatmak için fırına yöneldi. Yol en fazla beş dakika daha uzayacaktı ama değerdi. Çevresini yeni keşfeden bir çocuk misali her şeye dikkat ederek yürüyordu. Bir taraftan işlerine yetişmeye çalışan insanları izliyor, diğer taraftan koşturan çocuklara eşlik etmeye çalışıyordu. On dakikalık yürüyüşün ardından nihayet fırına gelmişti. Kocaman bir tebessümle birlikte, “Günaydın!” diyerek bir ekmek istemişti. Fırıncı, sabah sabah enerji dolu olan bu adama aynı şekilde karşılık vererek ekmeği uzatmıştı.

 

Ekmeğini aldıktan sonra aynı tempo içinde, etrafına pozitif enerji dağıtarak evine doğru yol almaya başladı. Eve gelinceye kadar kuşlara, karıncalara, gökyüzüne herkese kucak dolusu selam dağıtmıştı. Kahvaltısını yaparken kendini çok iyi hissediyordu. İşe gitmek için hazırlandıktan sonra aynanın karşısına geçerek şu motivasyon dolu cümleleri söylemişti: “Bugün dünden daha farklı ve daha güzel geçecek. İnandığını ve düşündüklerini gerçekleştirmek için yılmadan yola devam ediyorum.”

 

İş başlamadan önce kendisini moral bakımından hazırlamış ve yola çıkmıştı. İş yeri büyük bir plaza idi. Her gün bindiği asansörde o gün farklı bir şey deneyecekti. Çalıştığı yerin çok büyük bir firma olmasından dolayı herkesi tanıması mümkün değildi. Ama asansöre her bindiğinde birkaç kişi ile tanışırsa çevresi günden güne genişleyebilirdi.

 

O gün ilk adımı atma zamanı idi. Asansörün yanına gelmişti. Kendisi ile birlikte dört kişi daha bekliyordu. Asansöre bindiklerinde genç adam ellerini iki yana açarak; “Şimdi birbirimizle tanışsak ne kadar güzel olur, değil mi!” demişti. Bir anda herkes, onun yüzüne garip bir ifade ile bakarak asansörün durduğu ilk katta hepsi inmişti. Hatta bir tanesi asansörden inerken diğer arkadaşına; “Adam çok çalışmaktan delirmiş olmalı.” diyerek söylenmişti.

 

Genç adam bu manzara karşısında gülmekten kendini alamamıştı. Neyse diyerek çalışma ofisine doğru devam etti.

 

Neşe Dağıtmaya Devam

 

Ofis arkadaşlarını selamladıktan sonra masasına oturdu. E-postalarını kontrol etmek için bilgisayarını açtı. Mesajların kimden geldiğini genel olarak kontrol ederken birkaç tane de istenmeyen e-posta karışmıştı. Bunlardan bir tanesinin konusu “Arkadaş mı arıyorsun?” isimli bir mesajdı. Genç adam bu mesajı hiç dikkate bile almadan silmiş ve kendi kendine, “Elektronik bir arkadaşa vakit ayıracak kadar zaman zengini değilim.” diyerek gülümsemişti.             İşyerinde çalışan arkadaşlarını dikkatle izlediğinde çok önemli bir şeyin farkına vardı. Herkes iş yerinin yoğun havasına öyle bir alışmıştı ki dışarıdaki atmosfer kimsenin dikkatini çekmiyordu. Hâlbuki kişi birçok ortama girip çıktığından her ortamı işyeri gibi görmemeliydi. Sabahtan bu yana yaşadığı bu farkındalıkları özetlemek için “Gelişim Ajandam” dediği not defterini açarak yazmaya başladı: “Güne sıcak bir merhaba ile başlamak ve aynı şekilde akşamı bu sıcaklıkla karşılayabilmek. Pozitif duyguları tüm hücrelerimize işleyerek hayata devam etmek gerek. Çevremizdeki bütün negatifliklere rağmen dünya dönüyor. Bu dönüş içinde savrulmamak için hedeflerimiz yolunda ilerlemeliyiz. Çıkan her engeli bir fırsat bilmeli, onların başarımızın değerini arttırdığı düşünmeliyiz. Doğadaki varlıkları selamladığınız için size garip gözlerle bakanlara aldırmadan neşe dağıtmaya devam. Bence tüm bu gariplikleri de bir kenara bırakarak gülümsemeliyiz hayata.”

 

HAKAN BİROL

gelişimle el ele, değişimin izinde…

 

 

Bir önceki yazımız olan Hakan Birol ile POZİTİF KARİYER başlıklı makalemizde hakan-birol, iletişim ve kadınlarda kariyer hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Yazar Hakkında: HAKAN BİROL

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar