Eki
9
2013

GÜNDELİK YAŞAM BİLMECESİ

 yasamak-ogrenmek

Hayat sürekli bir koşturmaca içinde geçmektedir. Bu koşturmaca yüzünden yaşamlarımız adeta monotonlaşmaya başlamış ve dün ile bugünümüz arasındaki fark yok olmaya yüz tutmuştur. Peki, bu sıradanlığı önlemek için ne yapıyoruz? Bu soruyu kendinize soruyor musunuz? Yoksa Boşver, dün ile bugün arasında fark olsa ne olur. Hayat işte yaşayıp gidiyoruz mu diyorsunuz. Eğer cevabınız bu şekilde ise sizde standartlaştırdığınız hayatın standart seyrinde gidiyorsunuz demektir. İşin garip yanı da bundan sonra başlıyor. Sürekli hayatın sıkıcı olduğunundan, yapacak değişik bir şeylerin olmadığından yakınıp duruyoruz. Bizler elimizdeki hayatı değiştirmek için bir şeyler yapmıyoruz ki yakınmaya hakkımız olsun. Bu yüzden çaba göstermeyen hiç kimse lütfen şu anki hayatından şikâyet etmesin. Rahatlık sınırınızdan çıkmadığınız sürece daha farklı bir hayat yaşayamayacağınızın farkında olun.

Büyüdükçe yaşama bakış açımızdan inanılmaz değişimler meydana geliyor. Örneğin çocukların hayata bakış açılarını fark ettiniz mi? Sürekli bir sorgu içindeler. Yeni geldiği dünyayı tanıma ve anlamlandırma çabası içindeler. Yeni geldiği dünyayı tanıma ve anlamlandırma çabası içinde hayata adapte olmaya çalışırlar. Üç dört yaşlarındaki çocukların soruları bitmez tükenmez. Hep bir merak içinde koştururlar. Evin içinden karıştırmadık yer bırakmazlar. Yoğun bir bilgi bombardımanına tutulmuş gibi her şeyi öğrenmek isterler.

Çocuklar etraflarına gülücükler saçarak yaşamı bu anlamlandırma çabaları içinde gün geçtikçe büyürler. Büyüdükçe öğrendikleri şeyler çoğalır. Merak duyguları kimi zaman bilinçli ailelerce giderilirken kimi zamanda terslenerek yerlerine oturtulurlar. Öğrenmeye aç olan bu çocukların yaşları büyüdükçe yaşama meraklı bakış açıları da küçülür. İşte sorunun merkezi burasıdır. Büyüdükçe çocukluğumuzdaki o meraklı bakışlarımızı o sürekli sorgulayan hayat anlayışımızı kaybediyoruz. Bulutlara hayran hayran bakan, onların orada nasıl durduğunu merak eden çocuk yerine yolda başını öne eğmiş çevresinden bihaber yürüyen insanlara dönüştük. Neden acaba? Bu soruyu kendimize sorduğumuzda bir cevap mı alıyoruz yoksa aynen yankılanan bir cevap şeklinde bize geri mi geliyor.

Hayata bakış açımız azalan merakımızla birlikte daralmaya başlıyor. Hayat sürekli öğrenmekle geçen bir süreçtir. Eğer öğrenme olayını bitirdiğimiz takdirde sürekli bayağılaşan bilgilerle yoğrulan bir yaşamda kendimizi tekrarlamaya başlarız. Örneğin günümüzde çok sık kullanılan: “Canım Sıkılıyor.” cümlesinin de altında yatan temel etken budur. Her zaman aynı seyrinde giden bir hayattan kişinin canının sıkılması kadar doğal bir süreç yoktur. Bu açıdan düşünüldüğünde benim tavsiyem hayatı her daim meraklı gözlerle incelemeye çalışalım. Tıpkı dünyayı yeni keşfetmeye çalışan çocuk gibi öğrenme aşkı içimizde asla sönmesin. Eğer bunu başardığınıza inanıyorsanız gündelik bilmecesini çözmüşsünüz demektir. Bu bilmece görüldüğü gibi o kadar da zor değil. Çözüm sizde. Öğrenmenin aşkınızın bitmediği gelişim dolu günler dileğiyle…

*

Hakan BİROL

www.hakanbirol.com

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar