Eki
26
2013

HAYALLERİMİZİN MİMARLARI: ÖĞRETMENLER

Teacher cleaning chalkboard with duster

 

 Her sanatın kendine göre özellikleri vardır. Sanat, sanatını icra eden kişiden yetkinlik ve özveri bekler. Her işin bir amatörlük safhası olduğu gibi o kısa dönemi çok fazla uzatmadan atlatmak gerekir aksi takdirde yaptığınız işte de ilerlemeniz mümkün olmaz. Öğretmenlik dediğimiz meslek de kendi içinde başlı başına bir sanattır. Yazar nasıl kelimeler ahengi ile oynuyorsa, besteci nasıl melodileri dans ettiriyorsa öğretmen de yeni nesle şekli veren büyük bir şahsiyet oluyor.

 

Çocuklar tıpkı ekilmemiş verimli bir tarla gibidir. Ama unutmayın ki eğer bir tarlayı kendi haline bırakırsanız orada yaban otları biter. İşte öğretmen tam burada devreye girer. Çocukların, gençlerin, yediden yetmişe büyük bir kısmın eğitilmesinde harcadığı çaba ve özveri ile bilgisini fedakârca aktarır.

 

İlkokul 1 den itibaren kendisinden okuma yazma öğrenmek isteyen onlarca göz ona çevrilmiştir küçücük sınıfta. Öğretmenin ağzından çıkacak kelimeleri dinleyen onlarca minik kulak vardır. Beraber gülüp beraber ağlarlar o sınıfta. Okumayı sökmeyle birlikte başlayan o tatlı heyecanı kimse tarif edemez. Güzel yazı defterine aldığı yıldızlı aferinin tadını hiçbir çikolatada bulamaz. Ama işte hayat ya bu günler geçer o minik çocuk yavaş yavaş büyür.

 

Ortaokul sıralarını almaya başlayan, çocukluğu üzerinden atan ve gençliğin ilk adımlarına koşar adımlarla giden onlarca göz vardır öğretmenin üzerinde. Kimisi meraklı bakışlarla dinler öğretmeni kimisi arkadaşını çekiştirmekle meşguldür. Kolay değildir öğretmenin işi. Gönül kırmak istemez. Kimseyi rencide etmek de içinden gelmez.

 

Lise sıralarının aralarında dolaşır bir başka öğretmen. Gençliğin damarlarında hızla aktığı bir topluluk vardır karşısında. Durdan anlamaz, geç desen dinlemez. Kendi bildikleri vardır onların. Bir de öğretmenin tecrübeleri vardır ama onlar için çok mühim değildir o tecrübeler. Her şeye rağmen öğretmen, öğrencisinin kötü bir şey yapmaması için ona set olur. Fedakârlık yapar ve ona el uzatır. Her ne kadar senin değerini bilmeseler de: Teşekkürler öğretmenim!

 

Hayallerimizin mimarıdır öğretmenlerimiz. Bugün bir mimar, bir doktor, bir hâkim olabildiysek onların alın teri vardır yaptığımız işlerde. Özverisini ortaya koyarak hayallerimize ortak olmuştur. Çözemediğimiz her soruda, sınav provalarına hazırlıkta sağ kolumuz olmuşlardır. Hayallerimizin yıkıldığı en umutsuz anımızda yanımıza gelip, pes etmek yok diye umutlarımızı her daim canlı tutmuştur. Ne kadar teşekkür etsek azdır öğretmenim!

 

Mezun olup bir bir dağıldıktan sonra, her birimiz farklı görevlerde yer alsak da sizleri unutmadık değerli öğretmenlerimiz. Gönül deryamıza girip bizleri farklı iklimlerde yaşattınız. Umudun tükendiği yerde umut oldunuz. Kimilerinin dünyasına öyle bir yerleştiniz ki size verdiği sözü tutmak için yıllarca o hayalinin peşinden koştu. Siz hep bizlerin güzel yerlerde olmasını isterdiniz nitekim de öyle oldu. Elleri öpülesi güzel insan öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar, tüm öğretmenlerimize bizleri bugünlere getirdiği için teşekkür ederim.

HAKAN BİROL / … gelişimle el ele, değişimin izinde…

www.hakanbirol.com

…..

Bir önceki yazımız olan ALTI ŞAPKALI DÜŞÜNME TEKNİĞİ başlıklı makalemizde altı şapkalı düşünme, beyaz şapka ve eğitim bilimleri hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar