Kas
1
2013

KENAN KALECİKLİ İLE AŞKA, İNSANA & HAYATA DAİR

KENAN KALECİKLİ

 

Kenan Bey, bize kendinizden bahseder misiniz?

Maddenin insan üzerinde amansız bir egemenlik kurarak özüne yabancılaştırdığı

insanı yazıyorum yıllardır; bunu yaparken de çok bilindiği sanılan, gerçekte ise en

az bilinen bir konuyu resmediyorum her kitabımda: Aşk. İnsanın maddenin kıskacında

olup da aşkların bundan etkilenmemesi beklenemezdi. Nitekim; günü birlik ilişkiler

bile aşk sanıldığı için, ‘’aşk kaçamağı’’ ‘’aşk yapmak’’ gibi hiç de saygın olmayan

kavramlar günlük dilde konuşulur oldu. İsyanım bunadır.

Özetle; insanı yazıyorum. Albert Camus’nün ‘’İnsanı savunuyorum, çünkü düştüğünü gördüm’’ sözüne çok inanıyorum.

 

Şu ana kadar yayınlanmış kaç kitabınız var ve kitaplarınızda genel olarak bahsettiğiniz konular nelerdir?

13 kitabım yayımlandı bugüne kadar. Tümünde de sözünü ettiğim konuyu kaleme aldım.

 

Günümüzde aşklar ve sevgiler artık çok sıradanlaştı. Sizce bunun sebebi nedir?

İnsan bir kez yozlaşmaya görsün, yürüdüğü çizgide barındırdığı insana özgü değerler o kadar aşınır ki, gün gelir korkunç bir yanılsama içerisinde yaşadığı her yanlışı doğru sanır. Bu ilkellik kitleselleşince de (aşk ve sevgi sıradanlaşmaz ama) bu sürünün beynindeki aşk ve sevgi kavramları anlamsız söz yığınlarına, eylemleri de aşkla ve sevgiyle hiçbir ilgisi olmayan etkinliklere dönüşür. Adam sevdiğini sandığı kızı vuruyor, gazete muhabiri soruyor adama, ‘’Neden vurdunuz?’’ diye, ‘’Seviyordum abi’’ diye yanıt alıyor. İşte bu kadar yoz bir anlayış insan ilişkilerine egemense, sevgiler çıkarsız yaşanamaz olmuşsa, bana da kaleme sarılıp yazmak düşüyor.

Madde, insanı yenmiştir. Tek neden budur. Öylesine doğurgan bir sorundur ki bu, içinde insan olan her alana yansıması olmuştur. Yetmemiş, doyumuz yağmacı kültürle beslendikleri için güzel olan her şeyi kirletmişlerdir. Bir iki örnek vereyim: Dünyada 850 milyon aç insan var; dakikada 12 çocuk açlıktan ölüyor. Her yıl ortalama 9,5 milyon orman alanı içindeki canlılarla birlikte yok ediliyor. Kadın cinayetleri neredeyse her gün yüreğimizi burkuyor.

Bu korkunç aymazlık, maddenin insanı yenmesinden kaynaklanıyor. Dahası, insanlığın yaşadığı evrensel sorunların temelinde de bu yağmacı kültür vardır.

 

Yazılarınızda aşka ve insana dair konuları çok içten bir şekilde ele almışsınız. İlham kaynağınız var mı?

Ben inandığım doğruları yazıyorum. Bunu yaparken de ele aldığım her kavramı derinlemesine sorguluyorum. İnsan ve doğadır esin kaynağım. Olması gerekenle olan arasındaki ayrımı sorgulamak başlıbaşına yetiyor bana protest olmak için. Hepsi bu!

 

Tüketim çılgınlığının üst düzeye ulaştığı şu dönemde çabucak tüketilen aşkların sizin gözünüzden sebebi ne olabilir?

 

Bu sorunuza yanıt verdiğimi sanıyorum. Günübirlik ilişkiler bile aşk sanılıyorsa; bir tane asıl, birkaç tane de yedek sevgili anlayışı ‘’postmodern aşk’’ olarak adlandırılır olmuşsa, bu yozluk yeter insanlığın, dolayısıyla insan ilişkilerinin resmini çekmek için.

 

Bize aşkın tarifini yapar mısınız?

Aşk bir duygudur; hiçbir duygunun tanımını yapamazsınız. Yine de  tanım olsun diye değil ama çerçevesini kabataslak çizmek adına şunu söyleyebilirim: ‘’İki insanın içtenlikle birbirine yöneldiği; adalet ve erdemle donatılmış, üretken sevgi anlayışıyla bütünleşmiş, hayranlık, tutku, bağlılık ve geleceği kavrama, yaşamın zorluklarına birlikte direnme  adına oluşan bütünleşme, aşktır.’’

 

Sonsuz aşk var mıdır? Varsa bunu yaşatmak için neler yapılabilir?

Beşeri ilişkiler bazında düşünürsek, ömür boyu süren aşklar vardır; ben bunları ‘’Aşkın Ömrü yüreğiniz Kadardır’’ adlı kitabımda işledim yeterince. Bunun dışında aşkın ilahi boyutu zaten sonsuzdur. Çünkü Allah, en büyük, görkemli ve sonsuz sevgilidir.

 

İnsan ömründe bir kere sever diğerlerini sevmeye çalışır sözüne katılıyor musunuz, gerçekten sevgili hep o ilk âşık olunan kişi midir ?

Ben buna inanmadım hiç. Çünkü, ‘’her yanlış ilişki, yaşamın vaat ettiği doğru bir ilişkinin stajı’’dır. Beynimizde bir sevgili imgesi vardır. Kimi zaman aldanırız, birlikte olduğumuz insanı o hayalin gerçeğe dönüşmesi sanırız. Sonrasında yanıldığımızı sevgili sandığımız kişinin aşkı kusmasıyla anlarız. Artık bir ilişkinin daha sonuna gelinmiştir. Beklenen sevgili gelir ya da gelmez, bu biraz da yaşamın rastlantıları doğru ayarlamasına bağlıdır.

 

Okurlarımızın size ulaşabileceği iletişim adresleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bana her isteyen kkalecikli06@gmail.com adresinden; Facebook hesabımdan ulaşabilir.

 

Hoş sohbetiniz için teşekkür ederiz…

Ben teşekkür ederim.

  • SÖYLEŞİ :  HAKAN BİROL 
TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Benzer Yazılar

Yazar Hakkında: HAKAN BİROL

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar