Eki
15
2013

KİŞİLİK ŞEKİLLENMESİ VE BEYİN

beynimiz ve kişilik

Bizi biz yapan şey kişiliğimizdir. Her birimizin farklı özellikleri vardır. Kimisi çok heyecanlıdır, kimisi vurdumduymazdır. Sıralayacak olursak yüzlerce kişilik portresi çıkarabiliriz. Bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre 5000 civarında karakter özelliği vardır. Bunlar değişik şekillerde karışarak her birimizi farklı kılıyor.

Kişilik gelişimi ana rahminden itibaren başlamaktadır. Anne karnında başlayan bu yolculukta anne ve babanın kişilik özellikleri alınır. Bunun dışında tabi birçok faktör de kişiliğin gelişmesinde rol oynar. Bebeklikte ve çocuklukta oynanan oyunlar kişilik gelişimini şekillendirmektedir. Bu çağlar kişilik gelişiminin en önemli olduğu dönemlerdir. Ayrıca ergenlik çağının da kişilik gelişiminde büyük bir rolü vardır. Beyin, özellikle çocukluk çağında yeni nöron kolları ile gelişme göstermektedir. Bu nöron kollarından kullanılanlar sabit bir şekilde kalırken bazıları ise körelmeye yüz tutar ve kaybolur. Çocukluk döneminde deneyimlerin büyük rol oynadığı düşünülürse kişilik gelişimi de bu deneyimler etrafında şekillenmektedir diyebiliriz.

Kişilik oluşumu belli çağlar atlatıldıktan sonra rayına oturmaktadır. Çocukluk çağı ve ergenlik çağında beyin en karmaşık dönemini yaşadığından, olayların kontrolünde çok etkin bir yapıya değildir. Beyin, vücut gelişim dönemini tamamladığında artık sağlıklı bir şekilde düşünmeye başlayabilmektedir. Hayatın her döneminde yaşanan olaylar beyin tarafından kaydedilir ve saklanır. Bu olayların kişilik gelişiminde yadsınamaz bir yapıya sahip olduğu kesin bir gerçekliktir. Yaşanan deneyimler ve atlatılan gelişim dönemlerinden sonra kişilik gelişimi beyin tarafından gerçekleştirilir. Nadir görülen ruh hal değişimleri kişilik de sadece kısa zamanlı bir değişikliğe yol açar. Bunu da anti parantez belirtmek gerekir.

Anaokulu döneminde başından geçen bir olayı, hayatında felsefe haline getiren bir iş adamının öyküsü kişilik gelişimi ile birebir örtüşmektedir. İş adamına, şu ana kadar edindiğiniz başarıları neye borçlusunuz diye bir soru sorulur. O, bu soruya şu şekilde cevap verir : “ Anaokulunda öğretmenimiz, bizlere oyuncaklarımızı toplamazsak 1 şeker vereceğini, topladığımızda ise 5 şeker vereceğini söylerdi. Üç, beş arkadaş hariç diğer herkes hemen oyuncaklarını toplamadan şeker almaya gider bizler ise oyuncaklarımızı toplar ardından şekerlerimizi alırdık. Arkadaşlarımız şekerlerini bitirdikten sonra başka şeker yiyemezlerdi. Biz ise oyuncaklarımızı toplamanın mükâfatı olan şekerlerimizi yemeye devam ederdik. İşte bunu hayata uyguladım. Anlık zevkler ve mutluluklar yerine uzun vadeli mutlulukları tercih ettim. Bu sayede bugünkü konumuma ulaşabildim.”

Görüldüğü gibi küçük bir olay fakat büyük bir ders. Yaşamın her anı bizim kişilik gelişimimize katkı sağlamaktadır. Olumlu yönde kullanılan her olay bize pozitif bir şekilde geri dönecektir. Gelişim dolu günler dileğiyle…

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar