Kas
1
2013

STRES(SİZ) BİR YAŞAM

stressiz

Stres günlük hayatımızın içerisinde bulunan ve kaçınılmaz gerçeklerden bir tanesidir. Bu kaçınılmaz gerçekle mücadele ederken gün geçtikçe daha da yıpranmaktayız. Peki, bizi yıpratan bu stresin bize faydası var mı? Elbetteki bize olumsuzluk katan bir olgu fayda da sağlamaz. Bilim adamlarının bu konu üstünde yapmış oldukları çalışmaları okuduğunuzda eminim bana hak vereceksiniz. Eldon Taylor’un “Strese Bir Bakış” adlı makalesinde dikkatimi çeken şu noktaları sizinle paylaşmak istiyorum :

 

“Stres uyarıcıları (stesörler) “stres tepkisi”ne yol açar. Bu, merkezi sinir sisteminin uyarılması ve aktivitesinin artmasıdır. Stresörlerin etkisi birbirini güçlendirir. Bu birikim bağışıklık ve endokrin sistemlerini baskı altına alır. Stress tepkisi önce sempatik nöronların ateşlenmesine ve katekolamin salgılanmasına sebep olur. Ardından, belki bir sona erme etkisi olarak, kortisol seviyeleri yükselir. Kortisol seviyesinin yükselmesi, hafıza kaybından beyin hücrelerinin tahribine kadar birçok yıkımın sebebidir. Adi stresin birikimi çaresiz ve ümitsiz bir tutuma yol açar. Endişe ve depresyon ihtimali artar. Bazı stresörler, algılandıkları bağlama göre aslında “heyecan verici” şeylerdir. Heyecan vericilerle stresörler birbirini güçlendirir.  Stres, davranışı etkiler. Bu etki bazan ketleme (korku ve endişe), bazan da saldırganlık (öfke ve düşmanca davranış) yönünde olur. Stres enerji tüketir. Enerji seviyelerini öyle bitirir ki iyi bir gece uykusundan sonra bile insan kendini bitkin hissedebilir. Bi polar ve affektif şahsiyet bozuklukları gibi ciddî psikiyatrik düzensizliklerden akneye kadar stres tahrib edici etkisini gösterir. Stresör veya heyecan vericilerin birikimi, sürekli bir uyarılmışlık hali doğurur; bu da beyin kimyasının temelinde bazı değişikliklere yol açar. Etkilenenlerin başında kortikosteroidler gelir ki bunlardan en önemlisi kortisoldür. Katekolaminler, epinefrin ve norepinefrin de etkilenir.” Basitçe söylersek: Bu değişiklikler iyi değildir.

 

Tahrip gücü bu kadar yüksek olan bir olguya karşı neler yapabiliriz. En basitinden diyebilirim ki : “Gülümseyin!” Gülümsemenin yol açtığı kas hareketi beyne her şeyin yolunda olduğu mesajını verir. Bunun haricinde spor yapın, hafif koşular ve yürüyüşlerde yapabilirsiniz. Sizi olumsuzluğa iten arkadaş çevrenizden uzak durun. Ailenizle ve akrabalarınızla birlikte olun. Mutluluklarınızı ve sevginizi onlarla paylaşın. Geçmiş yaşamda “…ah, keşke, of…” ile başlayan ünlem dolu ifadelerden kaçının ve bugünü yaşamaya çalışın. Elinizdekilerle yetinmeyi bilerek şükretmeye çalışalım. Yine ideallerimiz olsun ama onlara ulaşacağımız günlere çalışarak aşırı hırs yapmadan devam edelim. Kısacası hayatımızdaki tüm olaylara olumlu bir bakış açısı ile bakarak yaşamımızı stressiz bir şekilde sürdürelim.

 

Bir önceki yazımız olan MUCİZE BESİN KAYNAĞI : ZEYTİNYAĞI başlıklı makalemizde diyabet, iç organlar ve kalp krizi hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Benzer Yazılar

Yazar Hakkında: HAKAN BİROL

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar