Ara
20
2013

ÜMİT EDİYORUM O HALDE VARIM

ümit

Bir kurbağa sürüsü ormanda yürürken, içlerinden ikisi bir çukura düştü. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplandılar. Çukur bir hayli derindi ve arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün görünmüyordu. Yukarıdaki kurbağalar, boşuna uğraşmamalarını söylediler arkadaşlarına : “Çukur çok derin, dışarı çıkmanız imkânsız.”

 

Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam ettiler. Yukarıdakiler ise hala boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylüyorlardı.

 

Sonunda kurbağalardan birisi söylenenlerden etkilendi ve mücadeleyi bıraktı. Diğeri ise çabalamaya devam etti. Yukarıdakiler de, çırpınıp durarak daha çok acı çektiğini söylemeyi sürdürdüler. Ne var ki, çukurdaki kurbağa son bir hamle daha yaptı, bu kez daha yükseğe sıçramayı başardı ve çukurdan çıktı. Çünkü bu kurbağa sağırdı. O yüzden, arkadaşlarının ümit kırıcı sözlerine kulak asmamıştı.

 

Hayatımızın her safhasında yukarıdaki kurbağa misali, ümidimizi kıracak kişiler muhakkak karşımıza çıkacaktır. Önemli olan bizim bu ümit kırıcı sözler karşısında nasıl bir tepki vereceğimizdir. Ümit denilen ateşleyici duygu bizim hayatta mutlu yaşamamızı sağlıyor. Bütün ümitlerinizi bir kenara bıraktığınıza düşünün şu an. Şimdi de hayattan ümidi kesmiş bir insan görmek için lütfen şimdi aynanın karşına geçip bakın. Bakalım yüz ifadenizi beğenecek misiniz? Sanırım kocaman bir hayır dediğinizi duyar gibi oluyorum.

 

Ümitlerinizi kaybettiğiniz anda tüm vücudunuzla bir değişim sürecine gireceğinizi unutmayın. Mesela sizin için önemli olan sınavlara girerken ki hayallerinizi hatırlayın. Ne kadar büyük umutlarla giriyoruz o sınavlara. Tabi ki sonuçların gelmesinden sonra yaşanan duygular ayrı bir konu. Burada değindiğimiz nokta işlerimizi yaparken ki duyduğumuz aşk ve şevktir. Umarsız ve ümitsiz olarak giriştiğimiz işlerden verim alamayacağımız gün gibi ortadadır.

Her gün üstümüze bıkmadan doğan güneşi görmek, havada uçuşan kuşlarla selamlaşmak, toprağın üstünde gezen karıncaları incelemek… ve daha birçok devinimsel olay. Acaba hangimiz yarın acaba güneş doğar mı kaygısıyla yaşıyoruz? Güneşin doğacağına ümit mi besliyoruz? Elbette hayır. Artık otomatikleşmiş olan bu olaya karşı bir sorgu durumu kalmamış durumda. İşte kilit nokta burasıdır. Hayatınızda giriştiğiniz her işte de böyle olmalısınız. Başarısızlığı düşünmeden sadece başarılı olmaya odaklanıp elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Kurbağa misali gerektiğinde çevrenizdeki gürültüleri duymayın.

Bir önceki yazımız olan SOKRATES'TEN MUHTEŞEM CEVAPLAR başlıklı makalemizde descates, filozof ve gökgürültüsü hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar