Eki
3
2014

YAŞAMININ SORUMLULUĞUNU ALMA CESARETİN VAR MI?

 

Sorumluluk hayatın vazgeçilmez öğelerinden biridir. İş sorumluluk almaya geldiği zaman ortalık sessizleşir. Kaçışmalar başlar. Mangalda kül bırakmayan iş icraata döküleceği zaman nedense hep kayboluyor. Sorumluluk olayına biraz daha geniş açıdan bakmak için Çiğdem Sönmez’in yazısına bir göz atalım :

yaşamınsorumluluğu

 

Şunu geçiriyorsun zihninden  ‘’ Ben sorumluluklarımı alan biriyim zaten ‘’

 

Peki, sorumluluklarını aldığını sana söyleten şey nedir?

 

Sorumluluğun tanımı zihninde nasıl bir anlam kazanıyor. “Sorumluluk nedir?” diye hiç düşündün mü?

 

Çalışmak, para kazanabiliyor olmak, aksatmadan işe gitmek, akşamları hiçbir yere takılmadan eve gitmek ya da eninde sonunda eve gitmek, evini ya da odanı temizlemek, ödevlerini yapmak, raporlarını hazırlamak, yemek yapmak, çamaşır yıkamak, çocuğuna bakmak ve buna benzer görevleri yerine getirdiğinde sorumluluklarımı alıyorum diyebiliyor musun?

 

sorumluluk

 

Şimdiye kadar hep şunu bildin; Sorumluluk GÖREV demektir. Görevlerini yerine getirdiğinde sorumluluklarını da yapmış olursun. Peki, bu anlamı taşıyorsa niçin bu kadar zor geliyor sorumluluklarını yerine getirmek. Görevlerin hepsini yap gitsin niçin zorlanıyorsun ki?

 

Çünkü bahsedilen şey görev değildir. Fakat bir yanılgı ile böyle olduğunu düşünüyorsun. Çünkü yalnızca böyle öğretildi bu tanım, başka bir tanımı olabileceğini hiç düşünmedin merak dahi etmedin. Doğru tanım buymuş gibi yaşadın bu güne kadar tüm hayatını.

 

Bahsettiğim SORUMLULUK bu değil elbette. Kendi düşünce, duygu ve davranışlarının sorumluluğunu üstlenmenden bahsediyorum. Kendinle sorunların arasındaki bağlantıyı hiç fark ettin mi? İşte sorumluluk almak bu aradaki bağlantıyı fark edebilmek, görebilmektir. Bunu göremediğin için sorunlarını çözmekte zorlanıyorsun.

sorumluluk4

 

 

Yaşadığın sorunda senin nasıl bir etkin var, duygusal düşüncesel ve davranışsal olarak hiç bakmayı denedin mi? İşaret parmağın karşındakini gösterirken diğer üç parmağın seni gösterdiğini fark edebilirsin.  Düşüncede ve duyguda ne yaptığı ve durumu nasıl etkilediğini bununla birlikte yaşadığın durumdan nasıl etkilendiğini, etkilenen duygunun hangi duygun olduğunu ve devamında nasıl davrandığını fark etmeye çalış. Duygusal zekânın bu farkındalıklarla her an daha da gelişmesine izin verebilirsin.

 

Hangi durumun zihninde nasıl bir düşünce yarattığını ve bu düşüncenin hangi duygunu tetiklediğini kendini dinleyerek bulabilirsin. Sadece kendine doğru soruları sor. Cevaplarken kendine yalan söyleme. Kendine dürüst ol sadece. Doğru cevabı bulmak için bu dürüstlüğe ihtiyacın var. Doğru cevap duygunu ve düşünceni iyileştirecek.

 

Sadece cevabı senin bildiğini unutma! Sevgiyle Kal…

Bir önceki yazımız olan HAYATIN İÇİNDEN KISA KISA başlıklı makalemizde düşündürücü, gülümse ve hayatın içinden hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar