Eki
9
2013

YÜREKTEN YAŞAMAK

yurekten-yasamak

Hayatımız sözlerimiz ve yazılarımız arasında gidip gelen bir süreçten ibarettir. Söz ve yazılarla dokuduğumuz bu hayatı süsleyen kelimelerimiz ve cümlelerimiz ile adeta hayat kitabımızı yazıyoruz. Her düşünce esas itibariyle hayat kitabımızın içinde yer buluyor. Belki ağzımızdan çıkanlara biraz daha dikkat etsek hayatımızda birçok şeyin değişeceğini göreceğiz. Çünkü şöyle bir gerçek var: Söylediğimiz her cümle kâinatta bir dua olarak yerini alıyor. Bu duaya siz ister dilek ister the secret felsefesi diyebilirsiniz. Sonuç olarak her düşünce bir eylem şeklinde bir gün karşımıza çıkıyor.

 

Yapmak istediklerinizi ve yaptıklarınızı şöyle bir düşünün. Yapmak istediğiniz her şey önceden ilk önce bir düşünceden ibaretti. Bunların bazıları yazılı bazıları sözlüydü. Yazılı olanlar biraz daha önemli vasfını taşıdığı için onlara diğerlerine nazaran daha çok önem verildiği ortadadır. Hayatımızın her anında yapmak istediklerimizi kayda geçiren cümleler ile onları yazarsak onlara ulaşmamız daha kolay olur. Çünkü göz önünde bulunan her uyarıcı bize tetikleyici bir unsur olacaktır. Büyüklerimiz boşa dememiş “Söz uçar, yazı kalır.” diye.

 

En son hedeflerinizi ne zaman yazdığınızı hatırlıyor musunuz? Bir şeyi yazıyorsanız ona gerçekten değer veriyorsunuz demektir. Hedefleriniz sizin için ne kadar değerli. İşte sorgulamamız gereken en önemli noktalardan bir tanesi de budur. Onları hiç önem sırasına koyaraktan hayat çizelgeniz de onlara yer verdiniz mi? Yoksa günlük hayatın sıradanlığı içinde öylesine mi yaşıyorsunuz? Bu yüzden insanlığın genel sorunlarından bir tanesi de can sıkıntıdır. Hedefi olan insanın canının sıkılmaya zaman olmaz.

 

Hayat sadece hedefe ulaşmaktan ibaret bir süreç değildir. Hedef sadece bizi yaşama bağlayan bir araç olabilir. Amaç yaşam denilen bu melodiyi en güzel şekilde tamamlayabilmektir. Yalnız ortada olan bir gerçek vardır ki idealler olmadan yaşamın içinde birçok şey anlamını yitiriyor. En basitinden denize çıkan bir sandal dahi bir hedef doğrultusunda okyanuslara açılıyor. Yoksa gideceği yolu bilmeyen her şey savrulmaya mahkûmdur. Bizler rüzgârla savrulmak yerine onları arkamıza almalıyız veya yelkenimize enerji sağlasın diye kullanmalıyız. Bir nevi bizi zarara uğratacak şeyleri yararımıza kullanabiliriz.

 

Söylediğimiz her sözün yüreğimizden çıkmasına dikkat edelim. Yürekten çıkan sözler yüreklere ulaşır. Bizler ilk önce kendi söylediklerimize kendimiz yürekten inanmalıyız ki daha sonra bunlara inanacak insanlar bulalım. İdeallerimize ulaşmada inanç faktörünü de unutmadan devam edelim. Sözlerimiz ve yazılarımızla ilmek ilmek dokuduğumuz bu hayatı yürekten yaşamanız dileğiyle…

 

*

Hakan BİROL

www.hakanbirol.com

 

 

Bir önceki yazımız olan HAYAT AÇILMAMIŞ KAPILARIN ARDINDAKİ GİZEMDİR başlıklı makalemizde gelecek ne getirir, hakan birol yazıları ve hayat bilmecesi hakkında bilgiler verilmektedir.

TwitterGoogle+FacebookLinkedInTumblrPaylaş

Bir Yorum Yap

Twitter’den Takip Et!

  • #Yaşam kimi zaman cevabi olmayan sorularla bizi baş başa bırakır. Kim bilir? Belki daha da güçlenmemiz içindir tüm bu sorular...
    about 1 ay ago
  • Hepimiz misafiriz... Fazla söze gerek yok... Cümleler zaten yeterince yorgun. Gitmeyin kelimelerin üstüne bu kadar. #sarıpanjurluev
    about 1 ay ago

Facebook Sayfası

Hakan Birol TV

Giriş

Anket

Kişisel Gelişime İnanıyor musunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

Son Yorumlar